HACI BEKTAŞ VELİ'NİN SÖZLERİ

HÜNKÂR HACI BEKTAŞ VELİ'NİN
VECİZELERİNİN BİR KISMI

 

  • Abdal, Hak’ka hayran olandır.
  • Adâlet her işte, Hak’kı bilmektir.
  • Âdem suretinde olan herkes, Âdem değildir.
  • Âdem’in Âdemliği; akıl, hayâ ve ilim iledir.
  • Âlimlere ve kendini bilenlere, alçak gönüllülük yaraşır.
  • Allah ile gönül arasında perde yoktur.
  • Ara, bul.
  • Araştırma, açık bir sınavdır.
  • Ârifler hem arıdır, hem arıtıcı.
  • Âriflerin içinde, murdar nesne (kötülük) eğlenmez.
  • Aşk meydanı, erenlerin ve bilenlerindir.
  • Bilim, gerçeğe giden yolları aydınlatan ışıktır.
  • Bir olalım, iri olalım, diri olalım.,
  • Bizi sevenlerin gönüllerinde biz oturur, dillerinde de biz konuşuruz.
  • Bizim erkânımız; ahlâkı Muhammed’i ve edebi Ali’dir.
  • Cahiller ve hak tanımazlara, sükût ile karşılık veriniz.
  • Cennet için ibâdet geçersizdir.
  • Çalışan insan kötülük düşünmez.
  • Çalışmadan geçinenler, bizden değildir.
  • Dâimâ iyiyi, güzeli, doğruyu öğrenebilmek için okuyunuz, okutunuz.
  • Devletli odur ki; cehli sile, gafletten uyanıp kendini bile.
  • Dil mızraktan, daha derin yaralar.
  • Dili, dini, rengi ne olursa olsun iyiler iyidir.
  • Dînine dizlerinle değil, kalbinle bağlan.
  • Doğruluk dost kapısıdır.
  • Düşmanınızın bile, insan olduğunu unutmayınız.
  • Düşünce karanlığına ışık tutanlara ne mutlu.
  • Düşünce, davranış ve sevgiyi, Allah lezzeti olarak tadın.
  • Edeb elbisesini, sırtınızdan ölünceye kadar çıkartmayınız.
  • Elden gelen her iyiliği, herkese yapınız.
  • Eline, diline, beline sahip ol.
  • En büyük kerâmet çalışmaktır.
  • En yüce servet, ilimdir.
  • Hak’ka erişebilmek için, büyüklere ve doğrulara yaklaşın.
  • Hakikatın ilk makamı, toprak olacağımızın bilinmesidir.
  • Hamı pişiremezsen bari, pişmişi ham etme.
  • Her ne arar isen, kendinde ara.
  • Hiçbir milleti ve insanı ayıplamayınız.
  • Hükümdar (idareci), ancak adâleti ile başarılı olur.
  • İbâdetin yeri başkadır, işin yeri başkadır.
  • İçi murdar kimseyi ne kadar dıştan yıkarsan arınmaz.
  • İlim, hakikate giden yolları aydınlatan ışıktır.
  • İlimden gidilmeyen yolun sonu karanlıktır.
  • İlmi ve bilgiyi yüce tutan kimse hiçbir zaman küçülmez, alçalmaz.
  • Îmanın kemâli, âhlak güzelliğidir.
  • İncinsen de, incitme. İnsan dilinin arkasında gizlidir.
  • İnsanın kemâli, ahlâk güzelliğidir.
  • İnsanın olgunluğu, davranışlarının doğruluğundadır.
  • İslâmın temeli güzel ahlâk; ahlâkın özü bilgi; bilginin özü akıldır.
  • Kadınlarınızı okutunuz, kadınları okumayan millet yükselemez.
  • Kanâatkâr olanlar, en büyük zenginliğe sahiptir.
  • Karşısındaki insanın iyi olmasını isteyen, önce kendisi iyi olmalıdır.
  • Kendini tanımayan, Yaratan’ı da bilemez.
  • Kibrin aslı şeytan, tevazûnun aslı Rahmân’dır.
  • Kimsenin ayıbını arama, kendi ayıbını görür ol.
  • Mevki hırsı, koğu, gıybet, edebsizlik, hıyânet Hak’kı inkâr eder.
  • Murada ermek, sabır iledir.
  • Mürüvvet hoş görme ve affetmektir.
  • Nebîler, Velîler, insanlığa Tanrı’nın hediyesidir.
  • Nefsine ağır geleni, kimseye tatbik etme.
  • Oturduğun yeri pâk et, kazandığın lokmayı hak et.
  • Özünde ve sözünde temiz olmayanların, îmanı tam değildir.
  • Sevgi ve acıma, insanlık; hiddet ve şehvet ise hayvanlık vasfıdır.
  • Yolumuz; ilim, irfân ve insanlık sevgisi üzerine kurulmuştur.

     

    Hararet nârda’dır, sac’da değildir,
    Kerâmet sendedir, tâc’da değildir.
    Her ne arar isen, kendinde ara,
    Kudüs’te, Mekke’de, Hâc’da değildir.

    Sakın, bir kimsenin gönlünü yıkma,
    Gerçek erenlerin sözünden çıkma.
    Eğer insan isen ölmezsin, korkma,
    Âşığı kurt yemez, uc’da değildir.

    Gönül kâbesine girmesin hülya,
    Nefsine hakim ol düşme bed hûya.
    Kirleri arıtan baksana suya,
    Hep yüzü yerlerde, buc’da değildir.


    Dostumuzla beraber, yaralanır kanarız,
    Her nefeste aşk ile, yaratanı anarız.
    Erenler meydanına, vahdet ile gir de gör,
    Kırk budaklı şamdanda kırkımız bir yanarız.


    Edeb, erkâna bağlıdır, ayağımız başımız,
    Güllerden koku almıştır, toprağımız taşımız.
    Soframızda bulunan, lokmalar hep helâldir,
    Yiyenlere nûr olur, ekmeğimiz aşımız.


    Erkek dişi sorulmaz, muhabbetin dilinde,
    Hak’kın yarattığı her şey yerli yerinde.
    Bizim nazarımızda, kadın erkek farkı yok,
    Noksanlıkla eksiklik, senin görüşlerinde.


    Hak’ka tâlib olan kişi, başka murâd isteme,
    Dostun seninle beraber, başka vuslat isteme.
    Bu dünya bir sofradır, arzular gelir geçer,
    Eğer bizi buldun ise, başka murâd isteme.


    Sevgi muhabbet kaynar, yanan ocağımızda,
    Bülbüller şevke gelir, gül açar bağımızda.
    Hırslar, kinler yok olur, aşkla meydanımızda,
    Arslanlarla ceylanlar, dosttur kucağımızda.


    Madde karanlığı, akıl nûru;
    Cehâlet karanlığı, ilim nûru;
    Nefis karanlığı, marifet nûru;
    Gönül karanlığı, aşk nûru ile aydınlanır.


    Malım mülküm servetim, hepsi evde kaldı,
    Eşim dostum akrabam, geçtiğim yolda kaldı,
    Dostlarımdan birisi, benden hiç ayrılmadı,
    Allah için yaptığım iyilikler bende kaldı.


    Sensiz benim bir dem karara mecâlim yok,
    İhsânını ta’dâ da imkânım yok.
    Tenimdeki her tüy eğer dillense,
    Binde bir şükrümü ifâya imkânım yok

     

    Mevlana İle Hacı Bektaş Veli



     

    Bir adamcağız kötü yoldan para kazanıp bununla kendisine bir inek alır. Neden sonra, yaptıklarından pişman olur ve hiç olmazsa iyi birşey yapmış olmak için bunu Hacı Bektaş Veli'nin dergahına kurban olarak bağışlamak ister. O zamanlar dergahlar aynı zamanda aşevi işlevi görüyordu. Durumu Hacı Bektaş Veli 'ye anlatır ve Hacı Bektaş Veli helal değildir diye bu kurbanı geri çevirir. Bunun üzerine adam Mevlevi dergahına gider ve aynı durumu Mevlana 'ya anlatır. Mevlana ise bu hediyeyi kabul eder. Adam aynı şeyi Hacı Bektaş Veli'ye de anlattığını ama onun bunu kabul etmediğini söyler ve Mevlana'ya bunun sebebini sorar.
    Mevlana şöyle der:
    - Biz bir karga isek Hacı Bektaş Veli bir şahin gibidir. Öyle her leşe konmaz. O yüzden senin bu hediyeni biz kabul ederiz, ama o kabul etmeyebilir.
    Adam ü
    şenmez kalkar Hacı Bektaş dergahına gider ve Hacı Bektaş Veli'ye, Mevlana'nın kurbanı kabul ettiğini söyleyip bunun sebebini
    bir de Hacı Bektaş Veli'ye sorar.
    Hacı Bektaş da şöyle der:
    - Bizim gönlümüz bir su birikintisi ise, Mevlana'nın gönlü okyanus gibidir. Bu yüzden, bir damlayla bizim gönlümüz kirlenebilir ama onun engin gönlü kirlenmez. Bu sebepten dolayı o senin hediyeni kabul etmiştir.
  • Yorum Yaz
    Arkadaşların Burada !
    Arkadaşların Burada !